The A-Team / A-Takımı (2010)
2010 tarihli A-Takımı filmi, dizinin ruhuna ve karakterlerine büyük ölçüde sadık kalıyor. 2 önemli değişiklik var: Birincisi, olayları günümüze taşıyor. Haksız yere suçlandıkları yerse Vietnam değil Irak oluyor.
V (Ziyaretçiler) I. Bölüm: Kimseye Güvenme!
Ziyaretçiler’in uzaylıları, 2012’yi beklemiyor. Ana gemileri, Dünya’nın en büyük 29 kentinin üzerinde ortaya çıkıyor. İnsanlarda ve insan görünenlerde bir panik, bir heyecan baş gösteriyor.
Moon: Tek kişilik dev kadro!
Moon’un bilim-kurgusal hikâyesi derin bir sistem eleştirisi içeriyor. Sarang üssünün sahte, steril beyazlığı, kirli kapitalizmin pazarlamayla tüketimi arttırmak için yarattığı sahte duyguları vurguluyor adeta.
Helloween: Unarmed (2009)
Unarmed biraz “şey” bir albüm. Bu “şey”in yerine ne koyacağınız size kalmış zira albüm, klasikleşmiş Helloween şarkılarının yine grup tarafından yapılan farklı yorumlarını barındırıyor.
The Book of Eli: Vahiy ve iPod
Biri zenci, diğeri kadın iki peygamberi, kıyamet sonrası ortamını ve güzel aksiyon sahnelerini paketine dâhil eden The Book of Eli temiz bir yönetmen işçiliğine ve ortalamanın üzerinde oyunculuk kalitesine sahip. Ama--
Sonata Arctica: Unia
Progressive denemeleri yapan Helloween'in izinden gitmeye karar veren Sonata Arctica, Unia'da tür değiştirmiş. Bakalım bu kararları, müzikalitelerini nasıl etkilemiş.
Firefly (II. Bölüm): Mürettebat
Joss Whedon, Firefly dizisinin karakterlerini “uzaya baktığı zaman 9 farklı şey gören 9 insanın hikâyesi” şeklinde tarif ediyor. Karakterlerin çeşitliliği düşünüldüğünde Whedon’un bu vaadini yerine getirdiğini söylemek mümkün.
Gwoemul: Marjinal aile, yaratığa karşı
Gwoemul hikâyenin merkezine işlemeyen bir aileyi oturtmakla kalmıyor, ailenin yaratığın peşinde geçirdiği değişimden hareketle felâket filmlerinin bir insan laboratuvarı olma misyonunu da ihmal etmiyor.
Seyirsel
Michael Bay, Roland Emmerich, Üwe Boll, Louis Leterrier adlı yönetmenler epik görünümlü çöp filmler (bir nevi Doğan görünümlü Şahin) çekedursun, 2 isim eğlence sinemasında çok daha kalıcı olacağını garantiledi: Stephen Sommers ve Paul W. S. Anderson. Yönettikleri filmlerin senaryolarını da kendileri yazdığından ve ne istediklerini... [Yazının devamı]
İlk salvo NASA’nın bilim insanlarından geldi. 2008 yılında yaptıkları “açıklama”yla uzaylılarla ilk temasın 2009 yılında kurulacağını söylediler. Bunu yaparken Eric Von Däniken ağabeyimize çok büyük ayıp ettiler, onun ticaret alanına girdiler. Hemen o da bir açıklama yaptı: Uzaylılar 2012 yılında gelecek ve Almanya’daki... [Yazının devamı]
Ay. Dünya’nın uydusu. Dünya’nın çevresinde attığı tur bir zaman ölçüsü olarak kabul ediliyor. Mitolojide yeri var. İnsanların üzerinde etkisi olduğuna inanılıyor. 2009 yılında çevrilen bu filmle Ay, yeni bir anlam kazandı. Orası artık sistem eleştirisinin mekânı. Ay. [Yazının devamı] Yazının devamı →
“Din kötü bir şey değildir ama inananlara geldin mi duracaksın.” Benim lafım değil, Farscape dizisinin 4. sezon 17. Bölümünden bir replik. Sonuna dek de katıldığım bir replik. Aynı zamanda da Tanrı’nın Kitabı (The Book of Eli) filminin çıkış noktasını oluşturuyor. Son dönemde sıklıkla konuk olduğumuz kıyamet sonrası,... [Yazının devamı]
Pilot bölümündeki olaylardan sonra sayıları 9’a çıkan Firefly mürettebatı, büyük Amerikan ailelerini andırıyor. Aralarında kan bağı olmasa da, işler gerçek bir ailedeki kadar karışabiliyor. Bunun en önemli sebebi herkesin ayrı telden çalması, herkesin kendine has amaçları doğrultusunda çeşitli çapta ve markada bencillikleri... [Yazının devamı]
'Seyirsel' kategorisindeki diğer yazılar
Müzikal
25 yıl. Dile kolay. Bal kabakları müzik piyasasına çıkalı 25 yıl olmuş. Eh, onları da Iron Maiden gibi “kocamış gruplar” arasına alabiliriz artık. Büyük başarılar kadar, başarısızlıklarla da dolu bir 25 yıldı bu ama grup yine de Keeper of the Seven Keys I & II, Master of the Rings, Time of the Oath, Better than Raw,... [Yazının devamı]
Sonunda bu da oldu. Her albümünde bir öncekini aşmayı başaran, bir önceki albümü Reckoning Night’la türün doruklarında gezinen Finlandiyalı Sonata Arctica “artık Power Metal’in doruğundayız, şimdi yeni bir şeyler söylemek lazım” diyerek tür değiştirdi ve Progressive’ye kaydı. Aslında bunu yapan sadece onlar değil.... [Yazının devamı]
Helloween’in 2 ağır topu, Roland Grapow ve Uli Kusch, grubu The Dark Ride albümüyle daha karanlık bir tarza sürükledikleri gerekçesiyle Michael Weikath tarafından gruptan atılmış ve yanlarına Jørn Lande’yi de alarak Masterplan adıyla kendi gruplarını kurup ilk albümlerini çıkarmışlardı. Yeni ekibiyle bocalayan Helloween’in... [Yazının devamı]
Images & Words’le tanışmışız. Awake’le kendimizden geçmişiz. A Change of Seasons’la duygudan duyguya koşmuş, bir ömrün 23 dakikaya sığdırıldığına şahit olmuşuz. Haliyle Dream Theater’ın bir sonraki albümünü merakla beklemişiz (ben ve ecinnilerim olarak). Dream Theater da bizim beklentilerimizi karşılamak için... [Yazının devamı]
Boynuz kulağı geçiyor nitekim. Metal virüsünü yeğenime bulaştıralı şunun şurasında ne kadar oldu? Önceleri Hellween, Dream Theater gibi grupların albümlerini benden alıp dinleyen yeğen, şimdi haberim olmayan grupları bulup bana dinletiyor. Avantasia da onlardan biri. 2-3 yıl kadar öncesine kadar bilmediğim gruptan yeğenim sayesinde... [Yazının devamı]
'Müzikal' kategorisindeki diğer yazılar
Yazınsal
Sanata ve Dayanışmaya İzin Yok mu?
17. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali ani bir kararla ertelendi. Kararın sahibi Adana Büyükşehir Belediyesi, gerekçe olarak İsrail’in Gazze’ye giden yardım gemilerini vurması ve Hatay’ın İskenderun ilçesindeki terör saldırısını gösterdi. Bu trajedilerin boyutu tartışılmaz, her ikisi de lanetlenmesi... [Yazının devamı]
Bir medya çevirmeninin günlüğü
yapılan kazılar sonucunda bulunan ve türkiye yarımadasında 2000’li yılların başlarına ait olduğu sanılan bir günlüktür. tükenmekte olan film, dizi ve belgesel çevirmeni türünün bilinmeyen yönlerini anlatan günlükten bazı önemli bulgular şu şekilde özetlenebilir: • sabah çok erken kalk. dün, on bir boyutlu uzayzamanda... [Yazının devamı]
Sabah Necdet kapıma geldiğinde, o günün son günüm olduğunu hiç tahmin etmemiştim açıkçası. Aklımda bambaşka şeyler vardı. Yine de dolu dolu bir son gün geçirdim. 5 dakika boş durmadım. 08.02: Paris, Holiday Inn Konukevi Jet hızıyla amirimle konuşmak üzere Necdet’le birlikte yemek salonuna indik. Kahvaltı servisi yapılıyordu.... [Yazının devamı]
ESA’nın Paris’teki binası, o güne dek gördüğüm en çirkin yapılardan biriydi. Bembeyaz binaya siyah pencere çerçeveleri hiç yakışmamıştı. Upuzun binanın orta kısmından sonra pencerelerin hizaları da birbirini tutmadığından, sanki farklı zamanlarda yapılmış iki bina birleştirilmiş gibi bir havası vardı. Üstelik bu... [Yazının devamı]
Dördüncü Bölüm: Celia Eski korku filmlerine merak sarmıştım bir ara. Bu tür filmlerde kahramanları takip edip birer birer öldüren musibet yaklaştıkça kameralar, telsizler, cep telefonları filan çalışmaz olurdu. Bu durumun ne kadar bulunmaz bir nimet olduğunu Celia olayında anladım. Gözlerimin önünde oldu her şey. Çığlıklarını... [Yazının devamı]
'Yazınsal' kategorisindeki diğer yazılar
![Öteki Sinema [B-Blog] 001 – Öteki Sinema](http://www.hayaliicraat.com/wp-content/uploads/2009/07/otekisinema.png)




