Örümcek Adam 3: Kafası karışık film incelemesi
5 Mayıs 2007 tarihinde Üstar Kaan ZANBAKCI tarafından gönderilmiştir.
Kategori: Seyirsel, Sinema

Sinema yedinci sanatsa, çizgi-roman sekizinci sanat mıdır? Veyahut sanatları bu şekilde numaralandırmaya gerek var mıdır? Örümcek-Adam bu sanatların neresindedir? Hepsi bu yazıda.
Çizgi-romanlar sadece çocukların değil, büyüklerin de hastalığı. Peki çizgi-roman sanat mıdır? Belki başlı başına bir sanat değil ama tıpkı sinema gibi birkaç sanatın birleşimidir. Birkaç sanatın her bir araya gelişi, sanat doğurmuyor tabii. Foto-romanlar sanat değil mesela. Ama mangasıyla, Amerikan ve Avrupa tarzıyla çizgi-romanlar sanat tanımlamasını sonuna kadar hak ediyorlar. Çizgi-romanlarla sinemanın evliliği sayesindeyse çok iyi filmler izledik bugüne kadar. Bunlardan X-Men gibi bazıları görkemli ve kaliteli filmlerdi. Bazılarıysa o kadar iyi olmamalarına rağmen bir şekilde kült mertebesine erişmeyi başardılar. Her iki koşul da, biraz da kitlelerin Yüzüklerin Efendisi sayesinde ısındığı fantastik filmlerin rüzgârını da arkalarına alan çizgi-romanların sinema salonlarını işgal etmesi sonucunu doğurdu. Bugün bir mevsimde gösterime giren filmlerin içerisinde hatırı sayılır bir orana sahipler çizgi-roman uyarlamaları. Üstelik (şimdilik) çekilenlerin içinde iyi filmlerin sayısı, kötü olanlardan fazla. Ancak uyarlamaların %99′u Amerikan çizgi-roman sanayiinin tekelinde. Hatta biraz daha ileri gidip, bunlara “Amerikan Mitolojisi” de diyebiliriz.
Kirsten Dunst resmi olmayan Örümcek Adam 3 incelemesi, mürekkepsiz kâğıda benzer.
Nedir Amerikan Mitolojisi? Öncelikle tipik Amerikan bakış açısına sahiptir. Bir güçlüler-güçsüzler ayırımı vardır. Kahramanların çoğu, “sıradan” insanlarken “hedehödö ışını”na maruz kalmaları sonucu üstün güçler kazanmışlardır. Sıradanken üstünleşmek, Amerikan Rüyası’na da göndermedir ve sürecin bazen acı dolu olması (veya acılara vesile olması) bu gerçeği değiştirmez. Bu başkalaşım, kahraman olmak isteyen herkesin geçirmesi gereken bir şeydir. Buradan, Amerikalıların gözünde sıradan insandan kahraman çıkmayacağını anlıyoruz. Kahraman dediğinizin illa üstün bir özelliği olması lazımdır. İşte insanüstü kahramanların belki de en insancıl olanı Örümcek-Adam, 3. filmiyle karşımızda.
Gel ulan buraya!
Filme gelmeden önce lafı biraz dolandırdığımın farkındayım ama film, bazı anlarında yukarıda vurgulananları o kadar güzel ti’ye alıyor ki, bunları düşünmeden edemedim. Örümcek-Adam’ın süperliğin getirdiği ün karşısında burnu büyümüş, ukalalık taslamaya başlamış. Filmi yazan Raimi kardeşler, insanüstülükle insanîleştirerek dalga geçmişler. Peter Parker, elindekileri kaybetmeye başlamadan ne yaptığının farkına varmıyor. Ondan sonra hatasından dönmek yerine daha büyük hatalar yapmaya başlıyor. Filme eklenen bu tat, oldukça hoş olmuş.
Süperkahraman usulü iç muhasebe böyle oluyor.
Film içerik bakımından bir hayli zengin. İki yeni kötünün yaratılması bir yandan, Peter Parker-Mary Jane ilişkisinin gel-gitleri bir yandan, eski kötü bir yandan, karakterlerin hikâyeleri bir yandan, aksiyon sahneleri bir yandan derken oldukça sıkışık bir film izliyorsunuz. Raimi, hikâyeyi güzel toparlıyor ama bunu yapmakta biraz geç kalıyor. Bu sebeple bazı unsurlar üstün körü geçiliyor ve potansiyelleri harcanıyor. Gwen Stacy ve Venom’um filmdeki yeri çok az olmuş. Ayrıca filmin tanıtımlarında sağda solda röportaj veren oyuncular bir aşk dikdörtgeni intibaı yaratmış olsalar da ya üstün körü geçildiğinden, ya da baştan öyle bir niyetleri olmadığından böyle bir şeye rastlayamadım filmde. Siz de benim gibi aldatılmış hissedebilirsiniz bu yüzden.
Takipleri biraz zor olsa da, filmin aksiyon sahneleri üst düzey görsellik sunuyor.
Bu tür filmlerden beklenen bir diğer nokta, elbette ki aksiyondur. İlk iki filmin görselliği tam tadındayken üçüncü filmi biraz abartılı buldum. Binanın tepesinden bir yandan dövüşüp bir yandan düşmeler, bu esnada kameranın da garip gurup yerlere girip çıkması, gözü hızlı izleyicileri bile yoracak nitelikte. Mary Jane’in (üç filmde üçüncü kez) kötü adamların elinden kurtulduğu sahne hâriç, bir takip edilememezlik, bir anlaşılmazlık var filmde.
Çizgi-romanın hayranları tarafından topa tutulsa da, bence Tobey Maguire karakterini yansıtmakta başarılı.
Oyunculuğa gelince. Bu tarz bir filmde oyuncuların döktürmesini beklemek yanlış oluyor belki ama seyirci olarak bazı şeyler beklemek de hakkımız. Kirsten Dunst ve James Franco cephesinde yeni bir şey yok. Rollerine zaten oturduklarını düşünüyorum ama ilk iki filmdeki performanslarına hiçbir şey eklememişler. Kum Adam rolündeki Thomas Haden Church, ikinci filmde Dr. Ahtopot’u canlandıran Alfred Molina’yı mumla aratırken, Venom olmadan önce topu topu üç sahnede görünen Topher Grace, rolünün kısalığından dolayı kendini gösteremiyor. İkinci filmde olduğu gibi Daily Buggle’ın hırslı yazı işlerini müdürünü oynayan müzisyen JK Simmons, filmin “döktüren” iki isminden biri. Diğeriyse Tobey Maguire. Filmin başlarında o da ilk iki filmdekinden farklı bir şey yapmıyor. Ancak zayıf gösteren siyah kostüm vakasından sonra Tobey Maguire’ın o role neden seçildiğini anlıyorsunuz. Üstelik onca öfke, Tobey Maguire’ın bir ergeni andıran masum suratıyla birleşince daha da korkunç bir hal alıyor.
Sevmediği için filmde üstün körü işleyen Venom karakterinin resmini Sam Raimi'ye inat olsun diye buraya koyuyorum.
Sam Raimi gibi biraz geç de olsa toparlamak gerekirse, 140 dakikanın dar geldiği, yer yer parladığı anlar olan hoş bir film olmuş ÖA3. Çizgi-romanseverlerin mutlaka izlemesi gerekir, ancak ikinci filmden sonra ileri atılmış bir adım olmadığı da muhakkak.
Künye:
Yönetmen:
Sam Raimi
Senarist:
Sam Raimi
Ivan Raimi
Yapımcı:
Avi Arad
Yapım yılı:
2007
Oyuncular:
Tobey Maguire
Kirsten Dunst
James Franco
J. K. Simmons
Thomas Haden Church
Topher Grace

Kirsten Dunst resmi olmayan Örümcek Adam 3 incelemesi,
mürekkepsiz kâğıda benzer.
Gel ulan buraya!
Süperkahraman usulü iç muhasebe böyle oluyor.
Takipleri biraz zor olsa da, filmin aksiyon sahneleri
üst düzey görsellik sunuyor.
Çizgi-romanın hayranları tarafından topa tutulsa da,
bence Tobey Maguire karakterini yansıtmakta başarılı.
Sevmediği için filmde üstün körü işleyen Venom karakterinin resmini
Sam Raimi'ye inat olsun diye buraya koyuyorum.










![Öteki Sinema [B-Blog] 001 – Öteki Sinema](http://www.hayaliicraat.com/wp-content/uploads/2009/07/otekisinema.png)


