Iron Maiden: Number of the Beast
17 Eylül 2009 tarihinde Üstar Kaan ZANBAKCI tarafından gönderilmiştir.
Kategori: Müzikal

Çıkardığı iki albümden sonra Iron Maiden tanınmaya başlamış, hatta ufaktan meşhur olmuştu ama grubun içinde işler pek de iyi gitmiyordu. Vokalist Paul Di’Anno’nun kokain âlemleri, grubun diğer üyelerine fenalıklar getirmeye başlamıştı. Gerçi Di’Anno bu iddiaları bugün bile reddediyor ama performansının düşmeye başladığı grup üyelerinin gözlerinden kaçmadı. Bu yüzden de, kokain kullanımı hakkında söylediği hiçbir şey fayda etmedi ve Steve Harris tarafından maaşa zam – işe son tekniğiyle gruptan ihraç edildi. Tabii bu durum, Iron Maiden’ın bir vokalist sorunu oluşmasına sebep oldu. Aranan taze kan, kısa bir süre sonra bulundu. Samson grubundan Bruce Dickinson diye bir adam, grubun yeni vokali olarak seçildi. Bunun ne kadar doğru bir karar olduğunu, Number of the Beast albümünün sekiz şarkısında anlattı Iron Maiden.
Invaders
Longboats have been sighted the evidence of war has begun
Many Nordic fighting men their swords and shields all gleam in the sun
Call to arms defend yourselves get ready to stand and fight for your lives
Judgement day has come around so be prepared don’t run stand your ground
İlk şarkı Invaders, İskandinav ülkelerinin uğradığı işgalleri ve zulmü kendisine konu olarak seçmiş. Genelde olduğu gibi hızlı bir açılış şarkısı. Ritmleri caz ve blues esintileri taşıyor.
Children of the Damned
He’s walking like a dead man
If he had lived he would crucified us all
Now he’s standing on his last step
He thought oblivion well it beckons us all
Children of the Damned’le hız kesiyoruz. En azından başlarda. Zira şarkı, gitar solosuna doğru hız kazanarak orta ritme dâhil oluyor. Güçsüz insanların dramını anlatan şarkının sözleri etkileyici. Bruce Dickinson’ın vokaliyse şarkıya çok şey katıyor. O “Çildrın of dı Deeeeeeemd” diye bağırması yok mu…
The Prisoner
Not a prisoner I’m a free man
And my blood is my own now
Don’t care where the past was
I know where I’m going …out!
Aynı adlı meşhur İngiliz dizisini konu alan The Prisoner, yine diziye ait olan diyaloğa girişinde yer vererek dikkat çekiyor. “I’m not a number, I’m a free man” sözü gerçek hayatta da slogan olarak kullanılabilecek bir söz. Hatta “susma sustukça sıra sana gelecek”ten çok daha etkileyici olduğu muhakkak. Neyse, biz şarkıya dönelim. Neşeli bir nakarat bölümüne sahip, hızlı ve hoş bir şarkı the Prisoner.
22 Acacia Avenue
Charlotte isn’t it time you stopped this mad life
Don’t you ever think about the bad times
Why do you have to live this way
Do you enjoy your lay or is it the pay
İlk olarak Iron Maiden’ın aynı adlı taşıyan debü albümünde karşımıza çıkan Fahişe Charlotte’un (Charlotte the Harlot) maceraları devam ediyor. Bu sefer “gittiğin yol, yol değil Charlotte” gibisinden akıl veriyoruz Charlotte’a. Yine caz ve blues esintilerine yer verilmiş, albümün en güzel şarkılarından biri 22 Acacia Avenue.
Number of the Beast
“Woe to you, Oh Earth and Sea,
For the Devil sends the beast with wrath, because he knows the time is short…
Let him who hath understanding reckon the number of the beast
For it is a human number, its number is Six hundred and sixty six.”
İşte Iron Maiden’ın başını yakan şarkı. Gerçi metalin toplumdaki aşırılıkların günah keçisi olarak gösterilmesinin moda olmasına daha vardı ama Number of the Beast, Amerika’nın muhafazakâr kesimlerinde grubun satanist olduğu veya satanizm propagandası yaptığı gibi saçma sapan bir hezeyana sebep oldu. Bazı Hıristiyan grupları, Iron Maiden’ın albümünü, üzerinde zıplamak suretiyle imha ederek kendilerini tatmin ettiler. Number of the Beast, genel hava itibariyle albümdeki diğer şarkılarla uyum içerisinde. Albümle aynı adı taşıması haricinde ne bir eksiği, ne bir fazlası var.
Run to the Hills
White man came across the sea,
He brought us pain and misery
He killed our tribes killed our creed
He took our game for his own need
We fought him hard we fought him well
Out on the plains we gave him hell
But many came too much for Cree
Oh will we ever be set free?
Albümün en sevdiğim şarkısı olduğu için, Run to the Hills’e kıyak geçip ilk iki dörtlüğünü koyuyorum. Güfte itibariyle Invaders’ı andırıyor ama bu kez İspanyolların Azteklere yaptığı zulmü dinliyoruz. Sözler çok etkileyici, beste çok etkileyici, Bruce Dickinson’ın vokali kusursuz. Sadece Bruce Dickinson mı? O güzelim soloyu yazan Adrian Smith’e, davul ritmi ve ataklarıyla bizi mest eden Clive Burr’a, ritmin arkasında bir türlü rahat durmayan, tutulamayan Steve Harris’e ne demeli?
Gangland
Dead men – tell no tales
In Gangland – murders up for sale
Dead men – tell no tales
In Gangland – where jail birds die
Gangland’le mafya raconuna eğiliyor Iron Maiden. Yine albüm standartlarında bir şarkı. Yani ritmlerinde caz ve blues esintileri taşıyan, hızlı bir şarkı.
Hallowed Be Thy Name
As the guards march me out to the courtyard
Someone calls from a cell “God be with you”
If there’s a God then why has he let me die?
As I walk all my life drifts before me
And though the end is near I’m not sorry
Catch my soul ’cause it’s willing to fly away
Iron Maiden’ın söz yazım gücünün doruklarda dolandığı şarkılardan biridir Hallowed Be Thy Name. İdama götürülen bir mahkûmun kafasının içine konuk oluyor, aklından geçenleri dinliyoruz. Albümde belki de en güzel ritmlere sahip olan şarkı bu. Hallowed Be Thy Name’in tek bir kötü yanı var: Bitmesi. Kendi bittiği yetmiyormuş gibi bu güzel albümü de bitirmesi.
Number of the Beast, bence grubun Powerslave, Somewhere in Time, Seventh Son of a Seventh Son gibi daha olgun dönem albümleri kadar iyi değil. Öte yandan metal âlemine çok şey katacak olan bir grubun, metal âlemini tümden değiştiren bir vokalistle ilk çalışması olması açısından önemli. Number of the Beast, İngiltere listelerinde 1 numaraya kadar yükselmiş. Bu durumu biraz İngilizlerin milliyetçiliğine bağlamakla birlikte, grubun tarzının yavaş yavaş oturmaya başlaması ve Bruce Dickinson’ın operayı andıran tarzının yarattığı şok etkisinin de bunda payı olabilir.
Albümde yer alan sanatçılar:
Bruce Dickinson:
Vokal
Dave Murray:
Elektrogitar
Adrian Smith:
Elektrogitar
Steve Harris:
Bas gitar
Nicko McBrain:
Davul ve perküsyon
Sevdiyseniz deneyin:
Judas Priest, Motörhead, Saxon, Iced Earth












![Öteki Sinema [B-Blog] 001 – Öteki Sinema](http://www.hayaliicraat.com/wp-content/uploads/2009/07/otekisinema.png)


