Sonata Arctica: Silence
27 Eylül 2009 tarihinde Üstar Kaan ZANBAKCI tarafından gönderilmiştir.
Kategori: Müzikal

İlk albümü Ecliptica’yı çıkaran Sonata Arctica, Power Metal diyarlarında fırtına gibi esti demek isterdim ama diyemiyorum tabii. O kadar da değil. Yine de gayet başarılı olan Ecliptica, eleştirmenlerden gelen olumlu yorumların da etkisiyle grubun yeterince tanınmasını sağladı. Grup, 2000 yılında çıktığı turnede bir yandan yeni şarkılar üretirken bir yandan da kadro sorunlarıyla uğraşıyordu. Tony Kakko’nun klavye olaylarını bırakıp vokale odaklanmak istemesi, yeni klavyeci arayışlarını beraberinde getirdi. Grup, aradığı özellikleri Mikko Härkin’de buldu. Buldu bulmasına ama bu sefer de basist Janne Kivilahti gruptan ayrıldı. Neyse ki Ecliptica öncesinde grup bünyesinde bulunan Marko Paasikoski geri döndü de, bu sorun da halloldu. Turnenin hemen ardından, gruptan başka kaçan olmasın diye Tony Kakko herkesi ayağının tozuyla stüdyoya soktu. Yaklaşık bir yıllık bir kayıt sürecinin ardından Silence, müzik marketlerdeki yerini aldı (müzikal incelemelerdeki klişe cümüller dizisi 1).
…Of Silence
It truly makes the most beautiful music
Everything it has to give
It’s everywhere hiding the listener
Without it I could not live
…Silence
İlk şarkı, aslında bir şarkı değil. Daha ziyade bir şiir gibi. Konuk sanatçı Nick Van-Eckman’ın konuşma sesi mükemmel.
Weballergy
If you live, you will die
You won’t live forever stuck in time
Ebb and flow, push and tow
You must keep it real to find her
Çok hızlı bir şarkıyla açılıyor albüm. Weballergy her yönüyle bomba gibi bir şarkı. Güzel sololarının yanında, Tommy Portimo’nun söz kısımlarının altında yaptığı ritm oyunları da gözden kaçırılmamalı.
Falls News Travel Fast
Books of true tales, Mirrors of tragedy
Remorseful and pale
As in past, these news travel fast
The books of true tales, Mirrors of tragedy
My life is no game
It’s a real shame the false news travel fast
Orta tempoyla yüksek hız arasında gidip geliyor, Falls News Travel Fast. Weballergy’ye göre daha melodik. Özelliklere sonlara doğru çok güzel ritmleri var. Gayet başarılı.
The End of This Chapter
I looked in the light, I sat in your coal mine
The promise they made, I should keep?
Make sure that we would never meet
I can’t remember
The promise I made so deep
Tell me that past times won’t die…
Tell me that old lies are alive
Orta tempoya iniyoruz. Şarkının başında çok kötü bir teatral mizansen yaratılmış. Neyse ki fazla uzatılmamış. Yine melodik açıdan başarılı bir şarkı var karşımızda. Sonata Arctica’nın şarkı ortası solo – enstrümantal karışımı kısımları bana büyük keyif veriyor. Şarkının sonlarındaysa gerek vokal, gerekse klavye dinleyicisine büyük keyif veriyor.
Black Sheep
Temple of the evil, Temple of the weak
No one knows how bad he feels
Late-night innuendo, temptation of the key
“Live with the Blacksheep, live with me”
Şarkının girişindeki neo-klasik melodide kesif bir Helloween kokusu gelse de, şarkının geri kalanı Dream Theater’ı andırıyor. İkisinin kıvamında karıştırılmış olması, şarkıyı olduğundan daha özgün gösteriyor. Silence albümünde Sonata Arctica, dinleyicisine keyif veren şarkıları arka arkaya sıralıyor ve Black Sheep de bu konuda bir istisna değil.
Land of the Free
Take full advantage when we cannot see
Make us live in an part-time reality
So he takes full advantage if we cannot see
Makes us live in an full-time insanity
Sonata Arctica’nın frenleri tutmuyor. Land of the Free’nin hız bakımından Weballergy’den eksiği yok. Hatta biraz daha coşkun olduğu da söylenebilir. Bu da açılış parçası olarak seçilebilirmiş yani. Şarkının solo ve enstrümantal kısımları, Sonata Arctica’dan duymaya alıştığımız kalitede.
Last Drop Falls
Oh I love you, maybe And I hope it goes away
Oh, how I want you daily
Tell me now that…
I have found the whore in you why can’t I tell you no
Time will show, the last word is for me
If you fail to see the problem we have, one room full of walls
Jar of love isn’t dry until the last drop falls
İlk albüm Ecliptica’daki Power Ballad’ların orta tempoda olduğunu düşünürsek, Sonata Arctica’nın gerçek anlamda ilk yavaş şarkısının Last Drop Falls olduğunu söyleyebiliriz. Şarkı, kendisinden bekleneni ziyadesiyle yerine getiriyor. Duygusallığı tam kıvamında. Çok sesli nakaratı güzel. Melodik açıdan da hali vakti yerinde.
San Sebastian (Revisited)
Sun of San Sebastian eighteen years young today
She’s all I ever dreamed, but now my skies are turning gray
It was good I got to know her well, because it made me see
That the sun of San Sebastian is just too hot for me
Sonata Arctica hızı bedava bulmuş, saçıyor anladığım kadarıyla. San Sebastian’ın arkasındaki “revisited” takısı, şarkının elden geçirildiği anlamına geliyor. Bu elden geçirmek, hızlandırılmayı da içeriyor. Tabii bu yaparken melodik zenginlik kaybolmamış. Neo klasik solo, şarkıya ne de güzel yakışıyor. Buralarda klavye – elektrogitar uyumuna dikkat.
Sing in Silence
How can I forgive you, never leave you
You know that if you live like, you will die like
Haven of Emotion, Mournful Ocean
Heiress of the Evening Sings in silence
Sing in Silence’la yine progressive sınırlarında geziyor Sonata Arctica. Orta ritme sahip olan şarkıyla albüm esrarengiz bir havaya bürünüyor. Sing in Silence, aynı zamanda Sonata Arctica’nın tecrübe kazandıkça melodik ve ritmik çeşitliliğini arttırdığının da bir kanıtı.
Revontulet
Amanın! O da ne?! Bir enstrümantal şarkı denemesi olan Revontulet, Yngwie Malsteen’le Roland Grapow’un tarzını anımsatıyor. Peki bu kötü bir şey mi? Kesinlikle değil. Hatta yaklaşık 1.30′luk süresi yeterli gelmiyor. Bu güzelliğe doyamadığınız için “keşke daha uzun olsa” dedirtiyor.
Tallulah
Tallulah, It’s easier to live alone than fear the time it’s over
Tallulah, find the words and talk to me, oh, Tallulah,
This could be… heaven
Albümün en piyasa şarkısı kabul edebileceğimiz Tallulah, tahmin edebileceğiniz üzere yavaş bir ritme sahip. İlk albümde bu ritmde şarkı yoktu ama Sonata Arctica gayet güzel kıvırdı bu işi.
Wolf and Raven
Let me go
Master, I hate you so
How can I sleep my nights
When my whole being cries
Hızlı olduğunuz kadar progressive’siniz de. Wolf and Raven, Sonata Arctica’nın hızlı şarkıları gibi başlıyor ve gitar solosuna kadar farkı yokmuş gibi geliyor. Siz de “albümü açtıkları gibi kapamak istemişler herhalde” diye düşünüyorsunuz ister istemez. Ve fakat gitar solosunun olması gereken yerde bir anda progressive ritimleri karşılıyor sizi. Melodik açıdan da bir sıkıntısı olmayan Wolf and Raven fevkalade bir şarkı.
Respect the Wilderness
You are still the number one
Wilderness, my soul
We may have or lose it all
Respect the wilderness, respect the life
Save the nature for your unborn child
Albümün standart şarkılarını tamamladık. Respect the Wilderness sadece Japonya versiyonunda bulunuyor. Hafiften geyik sözlerle “dünyayı temiz tut, yeşili koru” mesajı veren şarkı son derece hızlı. Gitar solosunda barındırdığı ritimsel hareketlerle de puan topluyor. Benim gibi Sonata Arctica’nın tam gaz giden şarkılarına doyamadıysanız ilaç gibi gelecek.
The Power of One
“My father’s land, my mother’s tongue
Misleading me, so shamelessly
For many years I misbelieved
The hatred is the path for me.”
Father I have killed many angels, I think.
I will now walk to the sea.
I hope I will someday forgive me
Please moor my empty boat on a pier
Bugüne dek albümlerin çeşitli ülkelere ait versiyonlarında fazladan şarkılar olduğunu çok gördüm. Hatta bunların içinde son derece güzel olanları da vardı. Ancak ilk kez böyle bir şarkının süresinin 11.36 olduğunu görüyorum. Uzun şarkıları bestelemek tecrübe ister. Ritmi iki kere fazladan çalarak uzatamazsınız, şarkı monotonlaşır. The Power of One’la ilk kez 10 dakika bariyerinin üzerine çıkan Sonata Arctica, bu konuyu da aşmış olduğunu kanıtlıyor. Şarkı kesinlikle monoton değil. Melodik açıdan son derece zengin. Ayrıca hızı ve melodik zenginliği sayesinde süresini de belli etmiyor. 5-6 dakikaymış gibi geliyor.
Peacemaker
Always trying to make things right
Sometimes problems just multiply
His peacemaker on the scene of crime
Bad guys win though it won’t seem right
Peacemaker, orta ritimde, hatta hard rock’a yakın bir şarkı. Kakko’nun sesi hiç benzemiyor ama “Bon Jovi şarkısı” deseler yutarım, o derece yani. Peki kötü mü? Kesinlikle hayır.
Wolf and Raven
I am now like Judas, done
Ashamed of what I’ve become
Fear for life I wear as a ring
To bask in your favor, I will kill the king
Yanlışlık yok. Bu da Wolf and Raven. Şarkının bu versiyonu o kadar hoşuma gitti ki yazmadan edemedim. Şarkının sadece orkestrasyonla çalınan bir halini de albüme eklemeyi uygun görmüş Sonata Arctica. İyi de yapmış. Her ne kadar bir power metal albümünden ziyade müzikalden çıkmış gibi dursa da benim çok hoşuma gitti.
Genel itibarıyla baktığımızda Silence’ın Ecliptica’dan çok da farklı olmadığını görüyoruz. Buna karşılık grubun tarzını bir adım ileriye götürdüğü de gerçek. Progressive etkisi daha fazla görülüyor. Ecliptica’dan daha olgun, daha hızlı, daha güzel. Kesinlikle tavsiye edilir.
Albümde çalan grup üyeleri:
Tony Kakko:
Vokal
Jani Liimatainen:
Elektrogitar
Marko Paasikoski:
Bas gitar
Mikko Härkin
Klavye
Tommy Portimo:
Davul ve perküsyon
Sevdiyseniz Deneyin:
Helloween
Within Temptation
Epica
Nightwish
Avantasia
Masterplan
Kamelot
Edguy
Gamma Ray












![Öteki Sinema [B-Blog] 001 – Öteki Sinema](http://www.hayaliicraat.com/wp-content/uploads/2009/07/otekisinema.png)


