Terminator’u kim kurtaracak?

1 Ocak 2010 tarihinde tarafından gönderilmiştir.  
Kategori: Seyirsel Magazin

Terminator seriyalinin gerçek yapım öyküsü…

Gel bi seviyim!

Terminator I’den önce:
James Cameron: Baba, kafamda süper bir film fikri var. Şimdi gelecekten bir robot geliyo–
Şirket yetkilisi: Robotsa hemen sobelerler oğlum.
JC: Öyle diil ama bak. Vücudu organik deriyle kaplı tamamen.
ŞY: Olur mu len öyle saçma iş?
JC: Neden olmasın? Bilim-kurgu değil mi bu? Millet şakır şukur ışınlanırken gıkın çıkmıyor da benim robotuma deriyi mi çok görüyorsun?
ŞY: Neyse, geçelim bunu. Niye geliyor senin bu robot?
JC: Gelecekte bir yapay zekâ dünyayı ele geçirmiş, annıyo musun? Direniş hareketinin lideri John Connor diye bi adam var, annıyo musun? Bir de onun annesi var, Sarah, annıyo musun? İşte bu robot, onu öldürmek üzere gönderilen suikastçı. Bir de Sarah’yı korumak üzere gönderilen bir adam var, o da çocuğun babası olacak, annıyo musun?
ŞY: Anlıyorum. Esas kızı götürecek yani.
JC: İçinde aşk var, gerilim var, hatta ve hatta teknoloji korkusu bile var. Ayrıca Sarah Connor karakteriyle güçlü kadın karakter fetişimi de tatmin etmek istiyorum.
ŞY: O fetişten bir sende, bir de Ridley Scott’ta var zaten.
JC: Ya Ridley Scott demişken, annıyo musun, Alien’ın da devamı için kafamda–
ŞY: V hızıyla geldin, 2V hızıyla uzaklaş, James.
JC: Terminatör için ne diyosun abi?
ŞY: Valla bence tutmaz.
JC: Abim tutar be. Bir yardımcı olsan be. Bir ekmek parası be!
ŞY: Tamam, tamam ağlama. [Kasayı açıp para çıkarır] Al sana 3 kuruşluk bütçe. Çek bakalım filmini. Tutmazsa başka yok ama.

Dedim sana bu kadar içme diye. Ağırsın da, iki kişi zor taşıyoz.

Terminator II’den önce:
Şirket yetkilisi: James, n’aber ya? Parayı buldun, sokakta görsen tanımazsın artık.
James Cameron: Yok abi, estağ-piti piti. Olur mu hiç öyle şey? Senin yerin ayrı.
ŞY: Ya geçen gün bizim şirketin sahibiyle laflıyoduk, bizim dedi, James dedi, Terminatör’e dedi, bi devam filmi çekmeyecek mi dedi.
JC: İyi tuttu o film, di mi len?
ŞY: Ben demiştim ya sana bu film tutar, çek diye.
JC: Ya, bilmez miyim? Neyse, sen merak etme. İlk filmdeki gibi her şeyi düşündüm ben. Şimdi, Arnold Şımartgezegen–
ŞY: Schwarzenegger.
JC: Neyse ne. Arnold aldı yürüdü. Artık kötü adamı oynamaz. Onu iyi yapıyoruz, annıyo musun?
ŞY: Terminatör iyi adam mı olacak?
JC: Hayır. Direnişçiler onu programlayıp John Connor’u koruması için gönderecekler, annıyo musun? Terminatör de bir üst model olacak. Sıvı metal, annıyo musun? İstediği kişinin şekline girecek, annıyo musun?
ŞY: Hmmm, annıyorum. Nasıl yapacağız o efekti?
JC: Amiga 4000’lerle Silicon Graphix’leri yöneteceğiz. Tasarlama işi Amiga’larla, hesaplamalar SG’lerde olacak. Morf tekniği kullanacağız.
ŞY: Masraflı olacak yani. Amiga 4000 dediğin alet daha prototip. SG desen dünya para. Valla bence tutmaz. O masrafı çıkarmaz.
JC: O zaman ben de başka şirkete giderim. Hiçbiri Terminatör’e hayır diyecek kadar salak olamaz.
ŞY: Yapma ya? Ben de olamam. [Kasayı açıp para çıkarır] Al sana 33 kuruşluk bütçe. Çek filmini.

Ağzıma sinek kaçacaaaaaak!

Terminator III’ten önce:
Stüdyo sahibi: Lan George, biz ne zamandır Terminatör’den söğüşlemiyoruz milleti.
Şirket yetkilisi: Aynı malı bir daha önlerine koyarsak yemezler diye düşündük, patron.
SS: Aynı malı deme George, aynı malı deme!
ŞY: Patron, reklâm repliğiydi bu. Şu anda film eleştirisineyiz. Karıştırdın sen.
SS: Reca ederim detaylarda kaybolmayalım, George.
ŞY: Ama patron, James Cameron anlatılabilecek ne varsa anlattı zaten.
SS: Ama sineğin yağını çıkarmadı.
ŞY: Ne yapacağız peki?
SS: Şimdi, John Connor’u sivrisinek yapacağız. İtin teki olacak. Sokakta görsen yolunu değiştirirsin yani. Öyle bir tip olacak. “Gelecekteki hayatta kalma güdülerini böyle geliştirdi” filan deriz, yutarlar.
ŞY: Peki direniş n’olcek?
SS: Onun da başına bir kadın gelecek. Bu kadın Connor’a âşık olacak.
ŞY: Lider sümsüğe mi âşık olacak?
SS: Sus, anlatırken bozma. Terminatör’ü de kadın yapıyoruz. Hem kaçan, hem kovalayan kadın. Feministler sinemaya edecek akın.
ŞY: Çok kafiyelisin patron da, feministlerle Terminatör’ü aynı cümle içinde kullandın ya, ne diyim. Terminatör serisinin testosteron seviyesi sakın zehirlemesin feministleri?
SS: Bişiycikler olmaz.
ŞY: Peki insanlar niye izleyecekler bu filmi?
SS: Yav dayarız CGI efenklerini, konu olarak saçmaladığımızı fark etmezler bile. Sonuna da Mahşer Günü’nü koyarız. Ne de olsa önemli bi an Terminatör serisi açısından. Öyle izletiriz filmi.
ŞY: Bunlar 2. filmin sonunda Mahşer Günü’nü önlememişler miydi?
SS: Yav, boş veeeer. Kaderden kaçılmaz deriz, olur biter.
ŞY: Oooh, suyundan da koy. Cameron’un “Kaderini sen yazarsın” mesajının da içine edicez yani. Kızmasın bu işe?
SS: Kızmaz, kızmaaaz. O da bizden artık. Titanic diye zırzop bir film çekip denizciliği kökünden değiştiren bir kazayı Love Story kıvamına indirgedi zaten. Batan gemide aşkmış. Sen zina yaparsan tabii batar o gemi. Şimdi de efenk salatası bi film üzerinde çalışıyomuş. Çığır mığır diye yutturacakmış.
ŞY: E iyi, peki.
SS: Bu arada bak aklıma ne geldi. Madem her moku ben düşünüyorum, sana niye yılda 100 milyon dolar sayıyorum? Kovuldun!

Üç Terminatşörler: Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için!

Terminator Salvation’dan önce:
Stüdyo sahibi: Bu film çekilecek! İşte o kadar! O yağ bu defa çıkacak!
Yeni şirket yetkilisi: Ama patron–
SS: Suuuus! Bana cevap verme!
YŞY: Tamam da patron, ne koyucaz filmin içine? Önceki filmin sonuna Mahşer Günü’nü ekledik, biraz kurtardık. Buna koyacak bişi kalmadı.
SS: Buldum! T-800’ün icadını koyalım.
YŞY: Nasıl olur patron? Arnold işini n’apçaz? Valinatör olduğundan beri bize pek yüz vermiyor.
SS: Benzerini buluruz. Olmadı aynı cüssede bir elemanın üstüne bilgisayar efektiyle kellesini oturturuz.
YŞY: Eh, Mahşer Günü kadar epik ve dramatik diil ama olabilir. Başka ne yapılabilir?
SS: Bir de oyuncu seçimini iyi yaparız. Benim kafamda Christian Bale var.
YŞY: Hah! Oynamadığı süper kahraman bir bu kalmıştı zaten.
SS: Bu eksiği böylece tamamlanmış olur. Bir de küçük rollere büyük isimler koyalım. Michael Ironside kankamdır. Haftada bir buluşup rakı içeriz. Onu bir role sıkıştırıveririz. Fight Club’da oynayan hatunun adı neydi?
YŞY: Helena Bonham Carter.
SS: Hah. Ben gıcığım kendisine, o kadar çiçek, çikolata gönderdim yüz vermedi, gitti Tim Burton’a verdi ama iş bu. Duygularımızı karıştıramayız. Hatta bu duygusuzluğumuzu çektiğimiz filmlere de yansıtmalıyız.
YŞY: Patron, film bunlarla kurtulmaz. Bir şeyler daha bulmak lazım.
SS: Haklısın aslında. Efenki geç, onu yapmayan kalmadı zaten. Daha fazla bişi lazım. Bir de entrika koymak lazım. Hah! Buldum! Kötü adam, kötü olduğunu bilmesin mesela.
YŞY: Patron, öyle savsak kötü adamı kim naapsın?
SS: Öğrendiğinde de iyi olmayı filan seçsin. Böylece Cameron’un “kaderini sen yaz” düsturuna geri döneriz. Bir önceki filmde köktenci Bush’a yaranmak için kaderci mesaj koymuştuk ama pek tutmadı.
YŞY: Filmde köpek de olmayacak o zaman. İlk filmlerde köpekler Terminatör görünce havlıyodu. Öyle olursa hemen yakalarlar adamı robot diye. Peki Kyle Reese ne olacak?
SS: Haaa, iyi düşündün bak. Onu da araya ittirmek lazım. Anton Yelchin ne yapıyor bu aralar?
YŞY: Huff dizisindeki uyuz oğlanı oynayan çocuk mu? Hiç sevmem.
SS: Ama yeni Uzay Yolu filminden rol kaptı herif. Yükselen yıldız. Barışık olmak lazım yıldızlarla. Hem fazla göstermeyiz Kyle Reese’i. Lafa gelince “önemli” deriz ama filmin içinde gerekli önemi vermesek de olur. Bence film Connor’un üzerine olmalı. Hatta Connor’u kullanıp İsa göndermesi filan yapabiliriz. Filmin adını Kurtuluş koyarız. Sonracığıma kehanetiydi, dirilişiydi filan.
YŞY: Ne kehaneti?
SS: Kardeşim, şimdi bu Connor gelecekte neler olacağını ucundan bucağından bilmiyo mu?
YŞY: Biliyo.
SS: İşte, çevresindekiler söylediklerini gaipten haber almak olarak yorumlasın.
YŞY: Niye? Sarah Connor’u filan bilmiyolar mı? Gelecekten Terminatör’ün geldiğini filan.
SS: Amaaan. Düşündüğün şeye bak. Filmde hiçbir karaktere bu soruyu sordurmayız, seyircilerin de aklına böyle şeyler gelmez.
YŞY: Patron, içimde kötü bir his var. Bu sefer yutturamayacağız galiba.
SS: Yutarlar, yutarlaaaar. Independence Day’den beri benim bu seyirciye güvenim tam.
YŞY: Niye ki?
SS: Uzaylıların koskoca ana gemisini 32-bit Windows virüsüyle göçerttiler ya, onu yutan seyirci bunu hayli hayli yutar.
YŞY: Bilemiyorum patron. İçimde kötü bi his var.
SS: Yav, benden iyi mi biliyosun bu piyasayı sen? Hemen bi senarist bul, ver konuştuklarımızı, bir şeyler yazsın. Terminatör tarihini de iyi araştırsın. İlk filmde bahsedilen T-600’ü falan filan koysun içine. İstihbarat da yeni geldi. Film gösterime girdiğinde Obama seçilmiş olacakmış. Ona göre yazsın. Özgürlük neyin pompalasın biraz.
YŞY: Şu Hollywood – siyaset ilişkisinden sıkılmaya başladım ben patron ya.
SS: Senin aklın ermez böyle şeylere. Büyüklerimiz bizden iyi bilirler. Dediğimi yap.
YŞY: Hadi bakalım hayırlısı. Bana sorarsan sineğin yağı diil, cılkı çıktı artıkın.
SS: Kovarım ha!

Künye:

Yönetmen:
McG
Senaryo:
John Brancato
Michael Ferris
Yapımcı:
Jeffret Silver
Yapım yılı:
2009
Oyuncular:
Christian Bale
Sam Worthington
Anton Yelchin
Moon Bloodgood
Helena Bonham Carter
Michael Ironside

IMDB | Filmin Resmî Sitesi

Yazan: Üstar Kaan ZANBAKCI  (370 yazısı var)

1976 yılında dünyaya gelmiştir. Bilimkurgu aşkını 1986 yılında sinemada izlediği Return of the Jedi’ye ve hemen akabinde okuduğu H. G. Wells’in Dünyalar Savaşı (The War of the Worlds) romanına borçludur. Hayatını çevirmen olarak kazanmaktadır. “Biraz da ben yazayım, başkaları çevirsin” diyerek senaryo atölyelerine katılmıştır. Bu konuda çabaları sürmektedir.


Bunlar da ilginizi çekebilir:

In the Valley of Elah
İlk Kan: İlki En Güzeli
Avatar'ın Gün Işığı Görmemiş Sahneleri
Transformers 3: Yeni bir çöp mü, eğlence sineması mı?
[galeri] The Host resimleri ve aperatif fragmanı

Yorumlar

“Terminator’u kim kurtaracak?” yazısı için 4 yorum gönderilmiş.
  1. doctor_jivago diyor ki:

    Sen bütün incelemeleri böyle yap… İyi güldüm… :)

  2. ademgosem diyor ki:

    :D

  3. k.kahriman diyor ki:

    çok güzel bir inceleme olmuş teşekkürler :)

    bence ne olursa olsun sarah connor chronicles i sürdürmelilerdi yazık oldu.

İzlemeler

Yazı hakkında başkaları ne demiş acaba?
  1. [...] Terminatör Salvation [...]



Fikirlerinizi paylaşın!

Yazıyla ilgili görüşlerinizi yazın.
Yorumumun yanında bir de karizmatik resmim olsun diyorsanız gravatar kullanın!