AntZ: Karınca usulü liberalizm

19 Nisan 2011 tarihinde tarafından gönderilmiştir.  
Kategori: Hayalî İcraatlar, Seyirsel, Sinema

1998 yılı, ilginçtir, 2 karıncalı animasyon filminin çıkışına sahne oldu. Bunlardan biri Pixar’ın  7 Samuray filminden esinlenerek oluşturduğu A Bug’s Life’tı (Bir Böceğin Yaşamı) ve çocuklara yönelikti. AntZ (Karınca Z) ise biraz daha yetişkin işiydi ve Dreamworks’ün ilk animasyon denemesiydi. A Bug’s Life ticari açıdan daha başarılı olsa da AntZ, daha tartışmalı konulara değinmesi ve çok ünlü isimlerden oluşan seslendirme kadrosuyla hatırı sayılır bir hayran kitlesi elde etmeyi başardı.

Filmdeki karıncaların suratları, seslendiren sanatçıların izlerini taşıyor. Bu sayede kimin kimi seslendirdiği belli oluyor.

Film açılırken Karınca Z’nin psikologuyla yaptığı konuşmaya şahit oluyoruz. Karınca kolonisinde her şey koloninin iyiliği içindir. Bu yüzden de daha bireysel düşünen Z, kendisini önemsiz hissetmektedir. Psikologu, acımasız gerçeği Z’nin yüzüne vurur: Z gerçekten de önemsizdir. Z ise buna inanmayı reddeder. Çevresinde tüm eksantrikliğine rağmen kendisini seven insanlar vardır ama o sorunlarına fazlasıyla gömülmüştür. Bu yüzden asker karınca olan arkadaşı Weaver’ın ve tünel inşaatında yanında çalışan Azteca’nın mutlu olması için yaptığı telkinler boşa çıkar. Ancak koloninin veliahdı Prenses Bala’nın gece Z’nin eğlenemediği bara giderek kaçamak yapmak istemesi her şeyi değiştirecektir. Z, Bala’ya abayı yakar. Onu bir kez daha görebilmek için Kraliçe’nin teftişine katılmak ister ve Weaver’la yer değiştirir ama amacına ulaşamaz.

Böcek cenneti "Böcektopya", tahmin edebileceğiniz gibi bir çöplük.

Bilmediği şeyse General Mandible’ın kraliçeyi devirmek ve Prenses Bala’yla evlenerek yepyeni bir koloni yaratmak için koloninin altını oyduğudur. Kraliçe’ye bağlı birlikler sudan bir bahaneyle yakınlardaki termit kolonisine saldırtılarak telef edilecektir ve Z de o birliktedir. Hem termit kolonisinin, hem de asker karıncaların yok olduğu katliamdan geriye dönen tek kişi Z olur ve savaş kahramanı ilan edilir. Z, muradına ermiş, Bala’ya yaklaşmıştır. Ama işler düşündüğü gibi gitmeyecektir. Bardaki gecenin ve bir askerle yer değiştirdiğinin ortaya çıkmasıyla işler sarpa sarar. Sonuçta Bala’yı kaçırır ve koloninin dışına çıkar. Bir sarhoştan duyduğu Böcektopya’yı aramaya karar verir. Bala da gönülsüz bir şekilde kendisine katılır. Kolonideyse işler karışacaktır. Mandible darbe planlarını uygulamaya devam ederken Z’nin tavırlarının birey olmak isteyenlerin başkaldırmasına sebep olması işleri iyice karıştıracaktır. Mandible’ın planları başarılı olacak mıdır? Bireycilik tabu olmaktan çıkacak mıdır? Her şey, koloniden kaçmış olan Z’yle Bala’ya bağlıdır.

Bir insanın yürüyüşünü bir karıncanın gözlerinden izlemek değişik bir tecrübe.

AntZ’in hikâyesi sosyal sınıf ayırımlarından besleniyor. Koloni, feodal bir düzenle yönetiliyor. İşçi, asker veya soyluluk gibi sınıflar doğuştan belirleniyor. Bunlar değiştirilebilse de, pek çok kişi böyle bir şeyin farkında bile değil. General Mandible, bu düzeni biraz daha faşist bir noktaya taşımaya çalışıyor. Bunun için kraliçe de dâhil olmak üzere koloninin tamamını öldürüp yerine kendi çocuklarını geçirmeye çalışıyor. Z ise hikâyede feodal düzeni yıkıp yerine liberalizmi getiren devrimci rolünü üstleniyor. Bunu yaparken esas kızla aşk yaşadığını söylememe de gerek yok herhalde. AntZ’in en büyük sorunlarından biri, hikâyesinin ve karakterlerinin fazla derin olamaması. Z neden ak koyunların arasındaki kara koyun olmuş, bundan bahsedilmiyor. General Mandible sadece kötü olmak için kötüymüş gibi duruyor. 2 ana karakterin motivasyonu hakkında yeterince bilgiye sahip olamazken Weaver, Azteca gibi “yan” olması gereken karakterlerin bu anlamda biraz daha belirgin olması garip. Z’nin farklılığının A Bug’s Life’ın kahramanı Flik’in icatları gibi somut değil de bireysellik gibi soyut bir kavram üzerine olması bu algıyı derinleştiriyor. Sonuçta Flik, yaptığı işi kolaylaştırmak için icat yapmaya başlamış olabilir ama Z’nin böyle bir felsefeyi nasıl benimsediği pek açıklanmıyor. A Bug’s Life’ın kötü adamı Hopper’ın motivasyonları da daha belli. Karıncaları haraca bağlayıp kendi tembellik yapmak istiyor. Ancak AntZ’ın Mandible’ının genellikle aslanlarda görülen “ille de benim yavrularım” düsturunu benimsemesinin, diğer karıncaları bu uğurda öldürmeye kalkışmasının sebebi yine bir muamma olarak kalıyor. Bir diğer nokta, filmin alt sınıfları “ne yöne çekersen oraya gider” şeklinde tasvir ediyor. Bir anda galeyana gelip ayaklanan halk, Mandible’ın etkili sözleriyle anında çark ediyor. Z ortaya çıkınca yeniden devrimci kesiliyorlar.

Filmin 2 ucu, en iyisinin ve en kötüsünün motivasyonlarının işlenmemesi, filmin senaryosunun en büyük sorunu.

AntZ’in işçiliğine gelince. Seslendirme kadrosu ünlülerden geçilmiyor. Woody Allen, Sylvester Stallone, Jennifer Lopez, Gene Hackman, Sharon Stone, Christopher Walken, Anne Bancroft, Dan Aykroyd, Danny Glover, filmin seslendirme kadrosundaki önemli ve ödüllü sanatçılardan bazıları. İşin keyifli kısmı, karakterlerin yüz hatları da seslendirenlere benzetildiğinden kimin kimi seslendirdiğini anlayabiliyorsunuz. Dreamworks’ün ilk animasyonunun görsel kalitesiyse günümüzde yaşını artık belli etmeye başlamış. Yine de “yürüyen insan” sahnesi gibi bazı unutulmaz anlar seyir zevkini arttırıyor. Seçilen renk paleti, A Bug’s Life’taki gibi abartılı değil. Görsel tasarıma filmin genel havasıyla bağlantılı olarak karamsarlığı arttıran bir solgunluk hâkim.

Bireycilik şahane, ama yine de birlikte kuvvet doğuyor.

Özetleyelim. AntZ, keyifli bir animasyon. Hatta How to Train Your Dragon (Ejderhanı Nasıl Eğitirsin) çıkana kadar Dreamworks’ün en beğenilen animasyonuydu. A Bug’s Life’a nazaran daha yetişkin işi, daha suya sabuna dokunan bir senaryoya sahip olması artı bir puanken çatışan 2 ana karakterlerin motivasyonlarının es geçilmesi filmin en önemli hatası olarak göze çarpıyor. Ancak “80 dakika kaliteli zaman geçirmek istiyorum” diyenlerin ihtiyaçlarını ziyadesiyle karşılayacaktır.

Künye:

Yönetmen: Eric Darnell, Tim Johnson
Senaryo:
Paul Weitz, Chris Weitz, Todd Alcott
Yapımcı:
Brad Lewis, Aaron Warner, Patty Wooton
Yapım yılı:
1998
Oyuncular:
Woody Allen, Sharon Stone, Sylvester Stallone, Jennifer Lopez, Gene Hackman, Christopher Walken, Anne Bancroft, Dan Aykroyd, Danny Glover

IMDB

 

Yazan: Üstar Kaan ZANBAKCI  (370 yazısı var)

1976 yılında dünyaya gelmiştir. Bilimkurgu aşkını 1986 yılında sinemada izlediği Return of the Jedi’ye ve hemen akabinde okuduğu H. G. Wells’in Dünyalar Savaşı (The War of the Worlds) romanına borçludur. Hayatını çevirmen olarak kazanmaktadır. “Biraz da ben yazayım, başkaları çevirsin” diyerek senaryo atölyelerine katılmıştır. Bu konuda çabaları sürmektedir.


Bunlar da ilginizi çekebilir:

Tetikçi'yi Anlamak
The Expendables: Adı gibi film
Total Recall (Gerçeğe Çağrı) yeniden...
Coraline / Koralin ve Gizli Dünya (2009)
Incredibles, The / İnanılmaz Aile (2004)

Fikirlerinizi paylaşın!

Yazıyla ilgili görüşlerinizi yazın.
Yorumumun yanında bir de karizmatik resmim olsun diyorsanız gravatar kullanın!