Prometheus, Space Jockey’i mi anlatacak?

17 Mayıs 2011 tarihinde tarafından gönderilmiştir.  
Kategori: En Taze Hayaller, Haber ve Etkinlik

H. R. Giger'ın eşsiz tasarımı.

Aaah, Xenomorph. Ne güzel yaratığımızdın sen. Görüntünle yaptıkların ne kadar uyumluydu! Hele o ağzının içinden dil niyetine çıkan ikinci ağız yok mu? Hastasıyım. Ama bozdun kendini. Hele son filmin seni o kadar içinden çıkılmaz bir noktaya götürdü ki yüreğimiz ağzımıza geldi. Dallanıp budaklandın. “Çarşı Predator’a karşı” tadında filmlerde boy gösterdin. Artık tamamen ölmüş olmandan endişeleniyorduk. Dile kolay, tam 14 yıl geçmiş Yaratık 4′ten bu yana. Neyse ki 1000. Geleneksel “Hollywood tıkandı mirim” şenliklerinden sen de nasibini aldın. Senden önce yapılan eciş bücüş yeniden çevrimleri, 30 küsur yıl sonra gelen devam filmlerini düşünürsek aslında geç bile kalındı ama ne gam! Kavuşacağız sonunda.

Guy Pearce, filmin kadrosuna en son katılan isim.

Ridley Scott ve H. R. Giger, 1979 yılında ağzından tükürükler saçan yaratıkları yarattığında işin bu raddeye varacağını biliyorlar mıydı acaba? Aslında Yaratık, fikrî mülk olarak Terminator serisinden bile daha az yıpranmış durumda. Belki de bu yüzden Ridley Scott film için ilk düşünülen isim olan Carl Erik Rinsch’i kenara itip yönetmenlik koltuğuna bizzat oturmayı tercih etti. Yaratık filmlerinden öncesini anlatan Prometheus hakkındaki her şeyin büyük bir gizlilik içerisinde sürdürülmeye çalışılmasıysa dedikodu mekanizmasının fazla mesai yapmasına sebep oluyor. Önce doğru olan dedi ve kodulardan başlayalım. Mayıs başında filmin oyuncu kadrosu için yeni biri zikredilmeye başlanmıştı. O isim de Guy Pearce’tı. Birkaç gün sonra bu dedikodunun gerçek olduğu resmi olarak duyuruldu. Böylece Memento (Akıl Defteri), Kanlı Teklif (The Proposition), Yol (The Road) gibi filmlerde rol almış olan güçlü bir ismin de filmde rol alacağını öğrenip sevindik. Guy Pearce’ın yanında başka güçlü isimler de olacak tabii. 300, Soysuzlar Çetesi (Inglorious Basterds) gibi filmlerden tanıdığımız Michael Fassbinder, Thor‘un Heimdall’ı Idris Elba ve Charlize Theron kadronun diğer ağır topları olarak göze çarpıyor.

Prometheus, bu yaratığın kökenleri ve Yaratık evreniyle ilişkisini mi anlatacak?

Esas bombaysa 8 Mayıs’ta patladı. Latinoreview.com adında bir internet sitesi, Prometheus’un senaryosuyla ilgili birtakım bilgilerin sızmış olabileceğini söyledi (ben senin sızmış olma ihtimalini seviyorum).

Dikkat! Filmin muhtemel konusu! SeçGöster
Bu dedikoduların film şirketi tarafından gizliliği arttırmak ve basını yanıltmak için kasten yayıldığı, filmin bambaşka bir konuya sahip olacağı da yazılıp çizilenler arasında, onu da belirtelim. Tüm bunlara karşın Ripley’in olmayacağı, Wayland’le Yutani’nin henüz birleşmemiş olması ve konu onun üzerine kurulu olmasa da Space Jockey’i (belki bu sefer canlı olarak) görecek olmamız yüksek ihtimal.

 

İlk iki filmde görünen Space Jockey'in enkaz halindeki gemisi.

Yazımızı bir “Yaratık turu”yla tamamlayalım. Ridley Scott’un 1979 yılında çektiği ilk Alien, durgun fakat gerilimli yapısıyla kısa sürede efsane mertebesine ulaştı. Aslında çekildiği dönem de buna çok uygundu. 1977 tarihli Star Wars’un yarattığı heyecan sönmeye başlamış, aynı yıl çekilen rakibi Star Trek: The Motion Picture ise ne eleştirmenleri, ne de filmin hayranlarını memnun edebilmişti. Buna rağmen devam filmi Aliens’ın gelmesi 7 yıl sürdü. Bu sefer yönetmenlik koltuğuna James Cameron oturmuştu. Cameron, Alien evrenini değiştirmedi ama havasını çok değiştirdi. Yüzlerce Xenomorph’a karşı verilen savaş, aslında Yaratık filmleri için sonun başlangıcına işaret ediyordu çünkü ilk Alien’ı Alien yapan her şeye ihanet etmeden bundan daha “büyük” bir film yapmak imkânsızdı. O yüzden de bir sonraki filmde başa dönüldü. Ancak David Fincher’la Fox arasındaki anlaşmazlıklar 3. filmin belki de en zayıf film olmasına yol açtı. Joss Whedon’un çektiği 4. film ise Yaratık’ı bambaşka bir ortama taşıdı. Ripley’i diriltmenin zorluğu yüzünden böyle bir şey normaldi belki ama “şirket”in olmadığı, dünyanın yıkılmış olduğu (yönetmenin kurgusu versiyonunda), insan-Xenomorph kırması bir yaratığın göründüğü ve Ripley’in bambaşka bir karaktere büründüğü film, çözülemez bir düğüm yaratmıştı. Prometheus ise ilk Alien filminden öncesini anlatacak. 2 bölümden oluşacak olan hikâyenin senaryosu Lost dizisi ve Cowboys and Aliens gibi filmlerden tanıdığımız Damon Lindelof ile John Spaihts’e ait. Filmin 8 Haziran 2012 tarihinde Amerika’da gösterime girmesi bekleniyor.

Yazan: Üstar Kaan ZANBAKCI  (370 yazısı var)

1976 yılında dünyaya gelmiştir. Bilimkurgu aşkını 1986 yılında sinemada izlediği Return of the Jedi’ye ve hemen akabinde okuduğu H. G. Wells’in Dünyalar Savaşı (The War of the Worlds) romanına borçludur. Hayatını çevirmen olarak kazanmaktadır. “Biraz da ben yazayım, başkaları çevirsin” diyerek senaryo atölyelerine katılmıştır. Bu konuda çabaları sürmektedir.


Bunlar da ilginizi çekebilir:

Transformers II: Biri Michael Bay'i durdursun
Skyline / Yukarıdaki Tehlike (2010)
V (Ziyaretçiler) II. Bölüm: Misafirler ve Ev Sahipleri
Project Arbiter: Tarih ve bilimkurgu bir arada
Ön Bakış: Alfonso Cuaron'dan Gravity

Fikirlerinizi paylaşın!

Yazıyla ilgili görüşlerinizi yazın.
Yorumumun yanında bir de karizmatik resmim olsun diyorsanız gravatar kullanın!