Monsters vs. Aliens: İzle vs. Unut!
25 Haziran 2011 tarihinde Üstar Kaan ZANBAKCI tarafından gönderilmiştir.
Kategori: En Taze Hayaller, Hayalî İcraatlar, Seyirsel, Sinema
Animasyon alanındaki çetin rekabet, bu alanda faaliyet gösteren şirketlerin filmleri ardı ardına sıralamasına sebep oluyor. Piyasanın büyük oyuncuları Pixar ve Dreamworks neredeyse senede bir film üretiyor. Buna küçük oyuncuların da filmlerini eklediğimizde animasyon piyasasının haddinden fazla kalabalık olduğunu görüyoruz. Bu fabrikasyon üretim, kalitenin de düşmesine sebep oluyor haliyle. Pixar Wall-E’deki repliksiz sahneleri Up’ta tekrarlamak gibi önceki filmlerindeki tutmuş numaralara başvurarak bu sorunu biraz olsun çözüyor. Monsters vs. Aliens ise Dreamworks’ün böyle bir avantajı olmadığını ve bu konuda acilen bir şeyler yapması gerektiğini seyirciye ilan etmekten başka çok az şey yapıyor.

Uçur beni büyük aşkım...
Müstakbel gelin Susan Murphy, hayatının aşkı Derek’le dünyaevine girmek üzeredir. Kilisenin bahçesinde bir süreliğine yalnız kalan Susan’ın kafasına bir meteor düşer. Susan bu görünmez kazadan hasarsız kurtulmuş gibi görünmektedir ancak evlendirilirken birdenbire yeşil yeşil parlamaya başlar ve “büyür”. Artık kilisenin içine sığamayacak hale gelecek kadar büyümesinin sebebi, göktaşında bulunan “quantonium” enerjisidir. Göktaşının düştüğü yeri takip eden ordu hemen operasyon düzenler ve boyu artık 20 – 30 metreye ulaşmış olan Susan’ı etkisiz hale getirir. Gözlerini gizli bir askerî üsteki hücresinde açan Susan, bir süre sonra yalnız olmadığını anlar: Domates üzerinde yapılan deneyler sonucu bilinç kazanmış yeşil bir pelte olan BOB, evrim teorisini kanıtlayan “Kayıp Halka”, hamaböceklerinin hayatta kalma yeteneklerini insanlara kazandırmaya çalışırken gerçekten hamamböceğine dönüşen Profesör Doktor Hamaböceği ve Susan’dan bile büyük olan dev sincap – böcek kırması Insectosaurus da onunla birliktedir. Bu arada uzayın derinliklerinde bulunan Gallaxhar adlı kötü adam da (sevmiyoruz onu, pis) quantonium’un peşindedir. Enerjiyi bulup hasat etmesi için dünyaya dev bir robot gönderir. Ordu ortalığı yakıp yıkan bu robotla başa çıkamayınca iş canavarlar takımına düşer. Ekibe özgürlükleri vaat edilir. Robotu alt ederken yeni güçlerini kullanmak, o ana dek eski hayatına dönmeye çalışan Susan’ın hoşuna gitmiştir. Ekibin başında bulunan General Warren Monger, sözünde durarak tüm canavarları serbest bırakır. Ancak Susan’ın eski hayatına dönme planları beklendiği gibi gitmeyecektir. Dahası, quantoniumun peşindeki Gallaxhar da henüz son sözünü söylememiştir.

Soldan sağa Reese Witherspoon, Hugh Laurie, Will Arnett ve Seth Rogen.
Monsters vs Aliens’ın en büyük sorunu senaryosu. “Kahramanın yolculuğu” gibi bir şeyden bahsetmek pek mümkün değil. Zira bir kadının, sevdiği erkeğin aslında ne “mal” olduğunu anlaması bir yolculuk değil. Kahramanın yolculuğu demişken, ortada bir kahraman olmaması da önemli bir sorun tabii. Baş karakter Susan Murphy’nin geçmişi ve geleceğiyle ilgili hiçbir şey bilmiyoruz. Büyük aşkı Derek’le ilişkisi nasıl başladı, o aşk nasıl bu kadar büyüdü bilmiyoruz. Derek’le olan ilişkisinin bitmesinden sonra neler hissettiğini bile bilmiyoruz, zira bu konuda “vay bencil herif”ten başka bir şey söylenmiyor. Kısacası Susan Murphy’nin sadece “o an için” orada olması karakteri o kadar basitleştiriyor ki, herkesin yaşayabileceği gündelik sorunlarına rağmen kendisine bağlanamıyoruz. Oysa Pixar, Up (Yukarı Bak) adlı eserinde kahramanın hayat yoldaşı Ellie’yi 15 dakikada, üstelik tek satır replik kullanmadan çok daha iyi anlatıyor. Aynı şey yan karakterler için de geçerli. Nasıl ortaya çıktıklarının birkaç saniye içerisinde verilmesi, onları “karakter” yapmaya yetmiyor maalesef. Hal böyle olunca senaryo çeşitli güncel olayları, Hollywood klişelerini hicvederek puan toplamaya çalışıyor. Blob filminden (BOB’un kökeni) Independence Day’de Amerikan Başkanı’nın uçağa atlayıp dünyayı kurtarmasına, Üçüncü Türle Yakın İlişkiler’deki “iletişim sahnesi”nden Eski ABD Başkanı Bill Clinton’a kadar pek çok şey filmde eğlenceli bir şekilde yer bulmuş kendisine. Bunlar aldığınız tadı arttırıyor ama filmin eksiklerini kapatamıyor maalesef.

Golden Gate Köprüsü'nde geçen sahne, kullanılan teknoloji sayesinde göz dolduruyor. Özellikle fizik kuralları ve su dinamiğine dikkat.
Filmin geri kalan işçiliğindeyse hiçbir sorun yok. Görüntü efektleri, animasyonlar filan, her şey yerli yerinde. Dreamworks, elinin altındaki teknolojinin hakkını veriyor. Hava ve su efektleri artık fotogerçekçi bir kaliteye ulaşmış. Özellikle San Francisco, Golden Gate Köprüsü’ndeki sahnede her iki alandaki sınırların sonuna dek zorlandığını söylemek mümkün. Ayrıca filmin görsel tasarımı da son derece iyi. Karakterler karikatürize edilmiş ama kıvam iyi tutturulmuş. Karakterler ne kadar karikatürize edilmişse, arka planlar ve çevre de o kadar karikatürize edilmiş. Kısacası bu konuda bir tutarlılık var ve filmin “rafine” bir görsel kaliteye sahip olduğunu söyleyebiliriz. Monsters vs Aliens, seslendirme kadrosundaki pek çok ünlü isim sayesinde bu alanda da sorunsuz. Reese Witherspoon, Seth Rogen, Hugh Laurie, Keifer Sutherland gibi isimler, senaryodaki karakter eksikliğini seslendirmeyle belli bir yere kadar kapatmayı başaracak kadar iyi iş çıkarmış.

Gallaxhar filmin "kötü olduğu için kötü" olan karakteri. Filmdeki pek çok karakter gibi o da bir hayli karton.
Sonuç itibariyle Monsters vs Aliens görsel açıdan çok başarılı bir animasyon. Ancak o kadar teknoloji ve seslendirmeye harcanan emek maalesef kötü senaryo yüzünden heba olmuş. Kahraman ve yolculuğu es geçilmiş. Filmin hiciv yoluyla toplamaya çalıştığı puanlar ise ancak “vasat” seviyesine ulaşmasını sağlıyor. Monsters vs Aliens, tıpkı baş kahramanı Susan Murphy gibi “o an için” var: Tam bir izle ve unut filmi.
Künye:
Yönetmen: Conrad Vernon, Rob Letterman
Senaryo: Conrad Vernon, Rob Letterman, Maya Forbes, Wallace Wolodarsky, Jonathan Aibel, Glenn Berger
Yapımcı: Lisa Stewart
Yapım yılı: 2009
Oyuncular: Reese Witherspoon, Hugh Laurie, Seth Rogen, Will Arnett, Keifer Sutherland, Conrad Vernon, Rainn Wilson, Stephen Colbert, Paul Rudd












![Öteki Sinema [B-Blog] 001 – Öteki Sinema](http://www.hayaliicraat.com/wp-content/uploads/2009/07/otekisinema.png)


