Padilha: Bu Robocop başka Robocop
3 Ekim 2011 tarihinde Üstar Kaan ZANBAKCI tarafından gönderilmiştir.
Kategori: En Taze Hayaller, Haber ve Etkinlik
Ortalıkta o kadar çok sayıda pespaye yeniden çevrim var ki, sevilen filmlerin yeniden çevrileceğine dair haberler o filmlerin hayranlarını sevindirmekten çok irkiltiyor. Robocop da o filmlerden biri. Verhoeven’in 80’lerde çektiği film dönem için sağlam aksiyona, bolca kanlı sahneye sahipti ama bunu yaparken konuyu da boşlamamıştı ve sağlam bir sistem eleştirisi de içeriyordu. Yeni filmin yönetmeni Jose Padilha, filmin (bolca bulunan) hayranlarının endişelerini haklı bulmuş olacak ki bunları yatıştırmaya yönelik bazı açıklamalar yapmaya karar vermiş. İşin ilginç yanı, bunu bir yere kadar başarmış da.

Brezilyalı yönetmen Jose Padilha, idealindeki Robocop'u anlatıyor.
Şöyle diyor Padilha:
Verhoeven’in Robocop’unun sivri dilini ve politik tonunu seviyorum ve günümüzde böyle filmlerin acil ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Fakat Verhoeven’in açık ve güçlü bir şekilde yaptığı bir şeyi tekrar etmek istemiyorum. Onun yerine Verhoeven’in dokunmadığı konulara eğilmeye çalışacağım. Robota dönüşen bir insan olduğunuzu düşünün. Bunu nasıl yaparsınız? İnsanlarla robotların gelişim süreci arasındaki farklılıklar nelerdir? Özgür irade nedir? Özgür iradeyi kaybetmek nasıl bir şeydir? Benim ilgimi çeken konular bunlar.

Yıl 1987. Paul Verhoeven, Robocop filminin setinde. Verhoeven'in kocaman gözlük çerçevesi, arkasındaki ED-209'dan daha korkunç.
Verhoeven, ilk filmde bu konulara pek değinmemişti. Bu amaca yönelik yazılmış olan kahramanımızın eski yaşadığı eve gitmesi, kendi ölümünü araştırması ve sonunda adını soran şirket sahibine Murphy demesi gibi sahneler, politik mesajların altında kalıyordu. Bu noktada Padilha’ya hak vermemek elde değil. Ancak yeniden çevrimin başarısı, Padilha’nın bu varoluşsal sorunları Verhoeven’in filmindeki politik mesajlar kadar iyi işleyip işleyemeyeceğine bağlı. Ayrıca tıpkı Verhoeven’in (üstün körü geçse de) bu konuyu tamamen boşlamaması gibi, Padilha’nın da politik alt metinleri tamamen boşlamaması gerekiyor. Kısacası filmin politik mesajıyla varoluşsal çelişkilerin ağırlığı yer değiştirmeli.

Michael Fassbender, rol adayları içinde adı geçen en iyi isim.
Tabii bir de bu çelişkileri layığıyla seyirciye ulaştıracak bir Alex Murphy lazım. Stüdyonun bu konudaki önerileri dudak uçuklatan cinsten: Önce Tom Cruise’un adı geçti, sonra Chris Pine’ın. Neyse ki Padilha’nın kafasında daha uygun bir isim var: Michael Fassbender. Inglorious Basterds (Soysuzlar Çetesi) filmindeki çıkışından sonra X-Men: First Class (X-Men: Birinci Sınıf)’taki başarısıyla göz doldurdu ve karanlık rollerde başarılı olabileceğini gösterdi. Rol için diğer iki isimden daha uygun olduğu kesin. Robocop’un yapımcı koltuğunda Darren Aronofsky’nin oturması da içimizi rahatlatan bir diğer sebep. Filmin senaryosuysa Joshua Zetumer’e emanet. Daha önce Quantum of Solace filminin çekimleri esnasında senaryodaki pürüzleri gidermek üzere tutulan Zetumer, aynı zamanda 2013’te vizyona girecek olan, başrolünü Leonardo di Caprio’nun oynadığı The Infiltrator filminin de yönetmeni. Zetumer ve Padilha, şu aralar Robocop’un son tretmanını bitirmeye uğraşıyor.












![Öteki Sinema [B-Blog] 001 – Öteki Sinema](http://www.hayaliicraat.com/wp-content/uploads/2009/07/otekisinema.png)


