Yeni yönetmeni, yeni Wolverine’i anlatıyor

4 Kasım 2011 tarihinde tarafından gönderilmiştir.  
Kategori: En Taze Hayaller, Haber ve Etkinlik

Marvel’in filmleri, tıpkı çizgi romanları gibi dallanıp budaklanıyor. Bir tarafta Avengers filminin yolunu yapan, birbirleriyle bağlantılı filmler, bir tarafta yeni başlayan “First Class” serisi, bir diğer tarafta da normalde grup halinde çalışan karakterlerin kendi filmleri. Aslında bu noktada tek bir karakterin filmi olduğunu söylemek mümkün: Wolverine. Zira Magneto projesi, henüz resmi olarak iptal edilmemiş olsa da hem Ian McKellen’ın dönmeyecek olmasını açıklamasından, hem de X-Men: First Class’tan sonra anlamını iyiden iyiye yitirmiş durumda. Deadpool gibi filmlerse henüz sadece fikir aşamasında. Yönetmeni James Mangold’a göreyse Marvel’in gözbebeği Wolverine değişikliklere gebe.

Hugh Jackman, kendisiyle özdeşleşen Wolverine rolüne bir kez daha bürünecek.

Hatırlayacağınız üzere ilk Wolverine filmi Gavin Hood tarafından yönetilmişti. Hugh Jackman’ın artık kendisiyle özdeşleşen role geri dönmesine, Liev Shrieber’in son derece başarılı oyunculuğuna rağmen film vasat senaryosu ve görüntü efektleri yüzünden Bryan Singer’in X-Men’lerinin yanına bile yaklaşamamıştı. 2. Wolverine filminin filminin farklı olacağı ise baştan belliydi aslında. Senaryo Olağan Şüpheliler’in (The Usual Suspects) arkasındaki deha olan, ilk X-Men’e de adı geçmese de büyük destek sağlayan Christopher McQuerrie tarafından yazıldı. Yönetmen olarak Darren Aronofsky ile anlaşılmıştı ama Aronofsky, 1 yıldan uzun bir süre ülke dışına çıkmak zorunda kalacağı ve ailesinden o kadar uzakta olmak istemediği için projeden ayrıldı. Bryan Singer’ın da reddetmesinden sonra dümene James Mangold geçti. Ve Mangold, Wolverine hakkında konuştu:

Projeyi alışı üzerine:

Proje Aronofsky'den sekip Mangold'a gelmişti.

Projeyi üzerime almadan önce Darren’la [Aronofsky] biraz konuştuk. Fakat Darren’ın ayrıldığı dönemde elimde bir sürü iş vardı ve teklif bana geldiğinde üzerinde pek düşünmedim. “Bunu kim yapmak ister ki?” diye düşündüm ve medyadan filmle ilgili haberleri takip ettim. Aradan birkaç ay geçti. Henüz senaryoyu okumamıştım. Tekrar aradıklarında kabul etmiş bulundum ve ondan sonra medyanın ilgisi de biraz azaldı. Sonradan projenin gerçekten de umut vaat ettiğini gördüm. Bana göre bu, çok yakın arkadaşım ve çok iyi bir oyuncu olan Hugh Jackman’ın canlandırdığı ilgi çekici bir karakterdi.

Filme yaklaşımı üzerine:

James Mangold

Böylesine eşsiz bir karakteri eşsiz bir ortamda izlemek başlı başına bir macera. Filmdeki karakterlerden yarısı Japonca konuşuyor. Sanki yabancı dilde çekilmiş bir süper kahraman filmi gibi. Bir dram olduğu kadar bir dedektiflik hikâyesi ve kara film. Aynı zamanda da büyük aksiyon sahneleri içeriyor. Bu filmi yapmamın sebeplerinden biri, benim için standart bir süper kahraman filmine benzememesi. Bir köken hikâyesi değil. Dolayısıyla böyle bir yük taşımıyorum. Pek çoğunun aksine dünyanın kurtarıldığı bir film de değil. Büyük ölçüde bir karakter filmi ve bence yaptığımız işin “Wolverine ve arkadaşları dünyayı bu termonükleer musibetten kurtaracak mı?” gibi soruların sorulduğu standart kahraman filmlerinden daha çok The Outlaw Josey Wales ve Chinatown (Çin Mahallesi) gibi filmlerle ortak noktası.

Filmdeki temalar üzerine:

James Mangold'un Identity filmi, Wolverine'de yapmak istedikleri için sağlam bir referans.

Ben bunun her şeyden önce bir karakter filmi olduğunu düşünüyorum. “Ölümsüzlük nasıl bir şey?” gibi enteresan sorular sorması beni bu projeye çeken etkenlerden biri oldu. “Sonsuza dek yaşamak, sevdiğiniz herkesi kaybetmek nasıl bir şey? Ya öldürüldüklerine şahit oluyorsunuz, ya da gözünüzün önünde eriyip gitmelerine seyirci kalıyorsunuz. İnsanlığı aynı hatalardan defalarca korumaya çalışmanın yükünü omuzlarında taşımak nasıl bir şey? İnsanların görmeyi beklediği Wolverine filmini çekeceğimizi düşünmek istiyorum. Karakterin daha karanlık, daha yoğun özelliklerinden bazılarını alıp kahramanı kendi yolculuğuna çıkarmak. Daha önce çektikleri köken hikâyesinde veya pek çok farklı karakterle birlikte görüldüğü X-Men filmlerinde böyle bir şey mümkün değildi.

James Mangold, yeni Wolverine’in “düşünen adamın süper kahramanı” olacağının sinyallerini veriyor. Filmografisinde Identity gibi çok iyi bir film barındıran yönetmenin bu vaadinin ne kadar gerçek olduğunu filmi izlediğimiz zaman göreceğiz. Bir aksilik olmazsa film 2013’te vizyona girecek.

Yazan: Üstar Kaan ZANBAKCI  (370 yazısı var)

1976 yılında dünyaya gelmiştir. Bilimkurgu aşkını 1986 yılında sinemada izlediği Return of the Jedi’ye ve hemen akabinde okuduğu H. G. Wells’in Dünyalar Savaşı (The War of the Worlds) romanına borçludur. Hayatını çevirmen olarak kazanmaktadır. “Biraz da ben yazayım, başkaları çevirsin” diyerek senaryo atölyelerine katılmıştır. Bu konuda çabaları sürmektedir.


Bunlar da ilginizi çekebilir:

Watchmen: 11 Eylül Dünya'yı Birleştirebilir mi?
Riddick 3: Yarım yol ileri...
David Fincher 20.000 fersaha dalacak
Armageddon’dan Öğrendiğim 111 Şey
Avatar 2 notları

Fikirlerinizi paylaşın!

Yazıyla ilgili görüşlerinizi yazın.
Yorumumun yanında bir de karizmatik resmim olsun diyorsanız gravatar kullanın!