Jupiter Ascending’in konusu açıklandı

Wachowski kardeşlerin yeni filmi Jupiter Ascending’le ilgili ilk bilgileri ekim ayında vermiştik. Fakat o dönemde filmin adı haricinde hiçbir şey belli değildi. Aradan geçen 7 küsur aylık sürede filmin senaryosu tamamlandı ve kasting çalışmaları başladı. Geçtiğimiz günlerdeyse resmî sinopsis açıklandı.

Channing Tatum ve Mila Kunis, filmin başrol oyuncuları.

Wachowski’lerin “özgün” olarak nitelendirdiği senaryoya göre Jupiter Ascending’in konusu şöyle:

İnsanların kromagnon, hatta australopitek olduğu, en üst düzey canlılara dönüştüğü bir evren düşünün. Bu ileri düzey yaşam biçimleri başka, fizik ötesi olmayan âlemlerden, yani başka gezegenler ve onların uydularından bizi izliyor. Zoraki kahramanımız bir Rus göçmeni ve hayatını tuvalet temizleyerek kazanıyor. Kendisi bilmese de Evrenin Kraliçesi’yle aynı kusursuz genetik yapıya sahip ve bu yüzden de ölümsüz iktidarına büyük bir tehdit oluşturuyor. Evrimleşmiş bu canlılar farklı gruplara ayrılmış durumda. Hepsi biraz insan DNA’sına sahip ama içlerinden bazıları hayvan DNA’larından gelen özellikleri de bünyelerine katarak zaman içerisinde daha da güçlenmiş. Askerler kurtlardan korkusuzluk, güç ve sürü halinde avlanma gibi yetenekler alırken işçiler çalışkanlıklarını ve meşhur cefakârlıklarını arılara borçlu. Bu evrim geçirmiş insanlardan bir ödül avcısı, kusursuz genetiğe sahip temizlikçi kızı öldürmek üzere gönderiliyor ve fakat o da ne? Birbirlerine âşık oluyorlar. Bir süre sonra, hedefine âşık olan ödül avcısı da hedef haline geliyor.

İlk Matrix de özgün değildi ama senaryosu çok iyiydi. Devam filmleriyse bekleneni veremedi. Jupiter Ascending üçlemeye dönüşürse, yeni bir Matrix vakası yaşanacağını düşünüyorum.

Görüldüğü üzere Wachowski’lerle “özgün” kelimelerini aynı cümle içerisinde kullanırken dikkatli olmak lazım. Bütün o “üstün canlı, evrimleşmiş evren, DNA” gibi süslü kelimelerin altında bir imkânsız aşk hikâyesi yatıyor. Romeo ve Juliet’ten fabrikatör babanın “al şu parayı, kızımı rahat bırak” dediği yerli filmlere kadar emsallerini defalarca izlediğimiz türden bir öykü bu. Sos olarak avcının av durumuna düşmesi ve sınıf ayırımı gibi unsurlar eklenmiş. Bu kadar evrimleşmiş canlılarda böyle bir iktidar hırsı olup olmayacağı da su götürür bir konu. Yine de arka plandaki evrenin, ilk Matrix gibi bir popüler felsefe harikasına dönüşme ihtimali var. Ancak bu hikâye de tek atımlık bir kurşun gibi görünüyor ve Matrix gibi bir üçlemeye dönüşmemeli. Juliet’ini The Book of Eli (Tanrı’nın Kitabı) filminde de izlediğimiz Mila Kunis’in, Romeo’sunu G.I. Joe‘dan Channing Tatum’un canlandıracağı filmin çekimlerine bu yıl içerisinde başlanacak.

Bu haberi okurlarımızdan Merlin’e borçluyuz. Kendisine teşekkür ediyoruz.

Yazan: Üstar Kaan ZANBAKCI (782 yazısı var)

1976 yılında dünyaya gelmiştir. Bilimkurgu aşkını 1986 yılında sinemada izlediği Return of the Jedi’ye ve hemen akabinde okuduğu H. G. Wells’in Dünyalar Savaşı (The War of the Worlds) romanına borçludur. Hayatını çevirmen olarak kazanmaktadır. “Biraz da ben yazayım, başkaları çevirsin” diyerek senaryo atölyelerine katılmıştır. Bu konuda çabaları sürmektedir.


Yorumlar

  1. merlin der ki:

    Estağfurullah, H.İ.’ye hep destek, tam destek :) Konusu pek ilgimi çekmedi. Ama hemen önyargıya da bağlamayayım. Sağlam bir atmosfer, sağlam olay örgüsüyle ana hikayenin klişeliğine göz yummak mümkün olabilir. Bir yandan efsane Matrix I, diğer yanda vasat Speed Racer. Bakalım J.A. hangi tarafta olacak. Umarım Matrix I gibi sağlam bir film olur. Bekleyip göreceğiz. Mila Kunis’i sever ve başarılı bulurum. Bu filmde izlemek güzel olacak, Channing’e ısınamadım bir türlü. Filmde ayrıca Joseph Gordon-Levitt’in de adı geçiyor. O da yer alırsa şahane olur. Üçlemeye gelirsem. Kesinlikle bir üçleme yapılmamalı bu filmden. Bir filmin zor çıkacağı bir hikayeden iki film daha çıkarmaya çalışmamak gerek.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: