22 Ağustos 1984

15 Mayıs 2011 tarihinde tarafından gönderilmiştir.  
Kategori: En Taze Hayaller, Öykü, Serbest Kürsü, Yazınsal

Abraham’ın adımları heyecanını etrafındaki herkese ilan ediyordu. Önemli bir gündü bugün. Gerçek Bakanlığı’nın piramit şekilli binasının önüne kadar gelince derin bir “Oh!” çekti. Merdivenleri knefroşar adım tırmandı. Vakit kaybetmemek şemsiyesini son birkaç adımda kapatmıştı. Okyanusya’dan pek de eksik olmayan yağmur damlaları şapkasına çarparken “tık tık” diye sesi çıkarıyor, daha sonra yüzüne doğru akıyordu. Binanın önündeki [...]

Ütopya İhlâli 6. Bölüm: Saklambaç

22 Şubat 2009 tarihinde tarafından gönderilmiştir.  
Kategori: Öykü, Yazınsal

Sabah Necdet kapıma geldiğinde, o günün son günüm olduğunu hiç tahmin etmemiştim açıkçası. Aklımda bambaşka şeyler vardı. Yine de dolu dolu bir son gün geçirdim. 5 dakika boş durmadım. 08.02: Paris, Holiday Inn Konukevi Jet hızıyla amirimle konuşmak üzere Necdet’le birlikte yemek salonuna indik. Kahvaltı servisi yapılıyordu. Dün gece yol yorgunluğuyla salonun ne kadar güzel [...]

Ütopya İhlâli 5. Bölüm: Tespit

21 Aralık 2008 tarihinde tarafından gönderilmiştir.  
Kategori: Öykü, Yazınsal

ESA’nın Paris’teki binası, o güne dek gördüğüm en çirkin yapılardan biriydi. Bembeyaz binaya siyah pencere çerçeveleri hiç yakışmamıştı. Upuzun binanın orta kısmından sonra pencerelerin hizaları da birbirini tutmadığından, sanki farklı zamanlarda yapılmış iki bina birleştirilmiş gibi bir havası vardı. Üstelik bu ek yerinden önceki binanın üst katları daralıyorken, sonraki kısımda genişliyordu. Bir konu bütünlüğü yoktu [...]

Ütopya İhlâli 4. Bölüm: Celia

21 Ekim 2008 tarihinde tarafından gönderilmiştir.  
Kategori: Öykü, Yazınsal

Dördüncü Bölüm: Celia Eski korku filmlerine merak sarmıştım bir ara. Bu tür filmlerde kahramanları takip edip birer birer öldüren musibet yaklaştıkça kameralar, telsizler, cep telefonları filan çalışmaz olurdu. Bu durumun ne kadar bulunmaz bir nimet olduğunu Celia olayında anladım. Gözlerimin önünde oldu her şey. Çığlıklarını duydum. Simsiyah tenini yakan ateşi gördüm. Keşke yayın kesilseydi dedim [...]

Ütopya İhlâli 3. Bölüm: Alev Kapanı

21 Eylül 2008 tarihinde tarafından gönderilmiştir.  
Kategori: Öykü, Yazınsal

İblis, Everest’in en yüksek noktasında durmuş, ufku tarıyordu. İnsan gözünün göremediği mesafeleri görebildiği belliydi. Bir önceki kurbanının yüzündeki korku dolu ifade çok hoşuna gitmişti. Yeni kurbanını arıyordu. Buldu. Ellerini beline koydu. Arkasında bir yere çapraz, X şeklinde yıldırım düştü. İblis harekete geçti. Türk rakısının üzerine içilen Türk kahvesi. Zeplinle Cebelitarık’tan Akdeniz’e girerken, Türkiye’nin sadece bu [...]

Ütopya İhlâli 2. Bölüm: Bizans Ateşi

21 Ağustos 2008 tarihinde tarafından gönderilmiştir.  
Kategori: Öykü, Yazınsal

Nepal’de tipi vardı. Zifir karanlık, bir alev topunun ışığıyla aydınlandı. Ateşten oluşan küre, çevresindeki karları anında buharlaştırıyordu. Kıpkırmızı bir alevin peşi sıra gelen simsiyah bir duman. İnsanların kullandığı hiçbir cihazın tespit edemeyeceği, saatte 3600 km hızla ilerleyen kütle, yere yaklaştıkça yavaşladı ve Everest’in tepesine kondu. Ayakları yere değer değmez, arkasında bir yerlere X şeklini oluşturacak [...]

Ütopya İhlâli 1. Bölüm: Ütopya

21 Temmuz 2008 tarihinde tarafından gönderilmiştir.  
Kategori: Öykü, Yazınsal

20 yılda çok yol kat ettik. Birbirinden kötü olaylar yaşamamıza rağmen üstelik. Geldiğimiz nokta bir ütopya bile sayılabilir. Affedersiniz, kendimi tanıtmadım. Adım– Adımın bir önemi yok. Olayların geçtiği mekânların adlarının bir önemi olmadığı gibi. Zaten mekânların, şehirlerin isimleri de son 20 yılda yaşanan değişimlerden nasibini aldı. Bilmeniz gereken iki şey var: Ben bir dedektifim ve [...]

Mektupların Efendisi

30 Ocak 2008 tarihinde tarafından gönderilmiştir.  
Kategori: Öykü, Yazınsal

Mektupların Efendisi 1: Savaş Şövalye kararlıydı. Hayır, hiçbir şey Leydi Emelio’ya yazdığı mektubun yerine ulaşmasına mani olamazdı. “Çek kılıcını!” dedi. Mozilla Thunderbirdus’un cüssesi, EgoMaster’ın en az iki katıydı. Yine de düşmanının kararlılığı bir tereddüt oluşturmuştu Mozilla’da. Bu sefer sağ kurtulamayacaktı galiba. Pis pis sırıtmaya başladı. Uç kısmı testere gibi tırtıklı olan kılıç, kabzasına doğru binlerce [...]

…Öyleyse Yokum

31 Mayıs 2007 tarihinde tarafından gönderilmiştir.  
Kategori: Öykü, Yazınsal

Hep maviydi. Nereye giderse gitsin mavi. Bazen koyu mavi, bazen açık mavi. Bazen siyahtan bir ton açık, bazen beyazdan bir ton koyu ama hep mavi. Başka renkler olmalıydı bu evrende. Aramaya koyuldu onları. Kayıp dünyanın kayıp renklerini. Ama nereye gittiyse karşılaştığı şey hep sonsuz bir mavilikti. Kime sorarsa sorsun aldığı cevap masmaviydi. Umutları tükenmeye başladı. [...]

Hata (Değmesin Yağlı Boya)

31 Mayıs 2007 tarihinde tarafından gönderilmiştir.  
Kategori: Öykü, Yazınsal

Bir kadın çizdim tuvale. Sabah kalktığımda gülümsüyordu. Onu yeniden çizdim. Daha somurtkan olarak. Sonra bir çiçek çizdim. Sabah kalktığımda açmıştı. Onu da yeniden çizdim. Hiç bitmeyen bir kışın ortasında. Derken bir kuş çizdim. Sabah kalktığımda uçuyordu. Altındaki ormana avcılar çizdim onu vursunlar diye. Belki de bir kale çizmeliydim. Burçlarında sevenlerin sevişeceği bana inat. Ertesi sabah [...]

Sonraki Sayfa »